T.C.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ

 

Esas: 2013/17784

Karar: 2014/8483

Tarih: 17.4.2014

  • FAZLA MESAİ ÜCRETİ ALACAĞININ ÖDETİLMESİ DAVASI ( Eldeki Davada Dinlenen Tanıkların Davalı Aleyhine Dava Açtıkları ve Davacıların Bu Konuda Birbirlerine Şahitlik Yaptıklarının Anlaşıldığı – Fazla Mesai Yapıldığının Sabit Olmadığının Kabulü )
  • DAVALI ALEYHİNE DAVASI BULUNAN İŞÇİLERİN ŞAHİTLİKLERİNE KURAL OALRAK İTİBAR EDİLMEMESİ GEREĞİ ( Menfaat Ortaklığı Bulunduğunun Gözetileceği – Sadece Husumetli Şahit Beyanlarına Dayanarak Fazla Mesai Yapıldığı Sonucuna Varılamacağı )
  • FAZLA MESAİ ALACAĞININ YETERLİ DELİLLE İSPATLANAMADIĞI ( Dinlenen Davacı Şahitlerinin Davalı Aleyhine Başkaca Davalarının Bulunduğu – Bu Konuda Birbirlerine Şahitlik Yaptıkları/Menfaat Otaklığı Bulunduğu/Şahitliklerine İtibar Edilmemesi Gereği )
  • MENFAAT ORTAKLIĞI BULUNMASI ( Davacı Şahitlerinin Davalı Aleyhine Başka Davaları Bulunduğu – Davacıların Birbirlerine Şahitlik Yaptıkları/Davalı Aleyhine Davası Bulunan İşçilerin Kural Olarak Şahitliklerine İtibar Edilmemesi Gerektiği )
  • HUSUMETLİ ŞAHİT BEYANLARINA DAYALI HÜKÜM ( Davacının Fazla Mesai Yaptığını Yeterli ve İnandırıcı Delille İspatlayamadığı )

4857/m. 41

ÖZET : Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.Ancak, davacının işyerinde fazla mesai yaptığı iddiası davacı şahitleri tarafından doğrulanmış ise de; dinlenen şahitlerin davalı aleyhine dava açtıkları ve davacıların bu konuda birbirlerine şahitlik yaptıkları anlaşılmaktadır. Davalı aleyhine dava açan işçilerin şahitlerine kural olarak itibar edilmemesi gerekir.Davacı şahitlerinin aynı yönde davalarının bulunması sebebiyle menfaat ortaklığı olduğu dikkate alındığında, salt husumetli şahit beyanlarına dayanarak davacının fazla mesai yaptığının kabulü doğru değildir. Davacı, fazla mesai yaptığını yeterli ve inandırıcı delille ispat edememiştir. Davacının talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, davalıya ait işyerinde 06.11.2001 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği 14.11.2011 tarihine kadar çalıştığını, işyerinde fazla mesai yaptığını ancak karşılığının ödenmediğini belirterek fazla mesai alacağının tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacı ile şirket arasında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin sona ermesinde bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ibraname ile tüm alacaklarını aldığını, davacının değişik işverenler yanında süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının işyerinde fazla mesai yaptığı iddiası davacı şahitleri tarafından doğrulanmış ise de; dinlenen şahitlerin davalı aleyhine dava açtıkları ve davacıların bu konuda birbirlerine şahitlik yaptıkları anlaşılmaktadır. Davalı aleyhine dava açan işçilerin şahitlerine kural olarak itibar edilmemesi gerekir. Davacı şahitlerinin aynı yönde davalarının bulunması sebebiyle menfaat ortaklığı olduğu dikkate alındığında, salt husumetli şahit beyanlarına dayanarak davacının fazla mesai yaptığının kabulü doğru değildir. Davacı, fazla mesai yaptığını yeterli ve inandırıcı delille ispat edememiştir. Fazla mesai yaptığı hususu sabit olmayan davacının bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.