T.C.

     YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

Esas                : 2005/4448

Karar             : 2005/7040

Karar Tarihi : 01.04.2005

ÖZET: İİK. nun 78/2. maddesi gereğince haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Aynı maddenin 4 ve 5. fıkraları gereğince ise, (haciz kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmez ise dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. İlama dayalı olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine, yeniden harç alınır. ) Ayrıca, dayanak belgenin niteliğine göre olayda Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı uygulanacağından mahkemenin aksine gerekçesinde de isabet görülmemiştir.

(2004 S. K. m. 62, 78, 106, 110) (818 S. K. m. 125)

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: İİK. nun 78/2. maddesi gereğince haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Aynı maddenin 4 ve 5. fıkraları gereğince ise, (haciz kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmez ise dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. İlama dayalı olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine, yeniden harç alınır. )

Somut olayda, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre içerisinde 27.01.2003 tarihinde haciz istendiği için alacaklının “haciz isteme hakkı” düşmemiş olup, İİK. nun 78/son maddesi gereğince borçluya yenileme emrinin tebliği zorunlu bulunmamaktadır. Alacaklının talebi üzerine verilen haciz kararı ise süresinde satış yapılmadığından İİK. nun 106 ve 110. maddeleri gereğince düşmüştür. Bu durumda borçlunun SSK’dan aldığı maaş üzerine haciz konulması için yenileme isteğinin diğer tarafa tebliğine gerek yoktur. Ancak, anılan yasa hükümlerine rağmen gerek olmadığı halde yenileme dilekçesinin dahi tebliğ edildiği anlaşıldığından bu işlem sonuca etkili görülmemiştir. Ayrıca, dayanak belgenin niteliğine göre olayda Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı uygulanacağından mahkemenin aksine gerekçesinde de isabet görülmemiştir. Bu durumda, istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 01.04.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.