T.C.

          DANIŞTAY

          7. DAİRE

Esas : 2004/3158

Karar : 2005/2429

Tarih : 12.10.2005

MAHKEME KARARININ TARAFLARA TEBLİĞ EDİLMESİ

TARAFLARDAN BİRİNİN AÇIKLAMA TALEBİNDE BULUNMASI

TEMYİZ BAŞVURU SÜRESİ

AÇIKLAMA TALEBİ

2577 Sa.Ka.29, 46, 49

Taraflardan birinin açıklama talebinde bulunmasının, mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlayan temyiz başvurusu süresini durdurmayacağı uygun görülmektedir.

Davacı Şirket adına, sakatlığı nedeniyle daha önce özel tüketim vergisi istisnasından yararlanan şahsa satmış olduğu araç dolayısıyla bu şahsın ikinci kez özel tüketim vergisi istisnasından yararlanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle, re`sen, özel tüketim vergisi tarh edilmesine ve vergi zıyaı cezası kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Kayseri Vergi Mahkemesinin 22.4.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 sayılı kararı ile davalı idare tarafından yapılan başvuru üzerine alınan 19.7.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 sayılı açıklamaya ilişkin kararının; yasal yükümlülükleri yerine getirdikleri ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.Dosyanın incelenmesinden; davacı Şirket adına, sakatlık nedeniyle daha önce özel tüketim vergisi istisnasından yararlanan bir şahsa satmış olduğu araç dolayısıyla bu şahsın ikinci kez istisnadan yararlanmasına sebebiyet verdiğinden bahisle, re`sen, özel tüketim vergisi tarh edilmesine ve vergi zıyaı cezası kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, Kayseri Vergi Mahkemesinin 22.4.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 sayılı kararı ile, özel tüketim vergisi istisna kapsamında yaptığı satış nedeniyle, alıcı ve taşıta ilişkin çeşitli bilgileri, 1 Seri Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen telefaks numarasına fakslaması gerekirken, bunu yapmaması yüzünden alıcının istisnadan ikinci kez yararlanmasına; dolayısıyla, istisna tutarı kadar vergi ziyama sebebiyet verdiği anlaşılan davacı Şirket adına, re`sen yapılan uyuşmazlık konusu tarh ve ceza kesme işleminde yasal ve hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu tarh ve ceza kesme işleminin iptaline, karar harcının ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği; anılan kararın 25.5.2004 tarihinde davacı Şirkete, 24.5.2004 tarihinde davalı İdareye tebliğ edildiği; davalı İdare tarafından verilen ve 16.4.2004 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile, karardaki yazım hatalarının düzeltilmesinin istenildiği; dilekçenin davacı Şirkete tebliği üzerine verilen savunma dilekçesinde de, Mahkemece, tarhiyatın iptaline karar verildiği, Şirket lehine olan kararın yasa hükümlerine uygun olduğunun savunulduğu; Kayseri Vergi Mahkemesince verilen 19.7.2004 gün ve E:2003/683;K:2004/252 sayılı “Açıklama Kararı” başlıklı kararda ise, karar, gerek, bütün olarak dikkate alındığında; gerekse, 2 nci sayfanın son paragrafında, [“Dava konusu olayda davacı Şirketin, istisna kapsamında yaptığı söz konusu satışı, alıcı ve taşıta ilişkin çeşitli bilgileri içeren “Malul ve Sakatların Özel Tüketim Vergisi İstisnası Uygulanarak İktisap Ettikleri Motorlu Taşıt Araçlarına İlişkin Bildirim Formunu” ( Ek-1 ), Tebliğde belirtilen telefaks numarasına belirtilen sürede fakslaması gerekirken; bu sorumluluğu yerine getirmemesi sonucu şahsın mükerrer istisnadan yararlanmasına, dolayısıyla istisna tutarı kadar vergi ziyama sebebiyet veren davacı Şirket adına”] kadar olan kısmındaki ifade ve gerekçelerden ve de hüküm fıkrasındaki “Davanın Reddine” ifadesi ile karar harcı ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesinden, davanın reddedildiğinin açık olduğu gerekçesiyle, kararın; 2 inci sayfanın son paragrafının sonuna yazılan “…yasal ve hukuki isabet bulunmamaktadır” ibaresinin, “…yasal ve hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.” şeklinde; hüküm fıkrasına yine sehven yazılan, “… uyuşmazlık konusu vergi zıyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatının kaldırılmasına…. ” ibaresinin de “… uyuşmazlık konusu vergi zıyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatının onanmasına….” şeklinde düzeltilerek karardaki aykırılığın giderilmesine karar verildiği; bu kararın, 29.7.2004 tarihinde davacı Şirkete tebliğ edilmesi üzerine, 24.8.2004 tarihinde mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile mahkeme kararının ye açıklama kararının bozulmasının istenildiği anlaşılmıştır.

Öte yandan; 22.4.2004 tarihli görüşme tutanağının karar sonucu bölümünde, “dava ret” ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir.

2577 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar yeterince açık değilse, yahut birbirine aykırı hüküm fıkralarını taşıyorsa, taraflardan her birinin kararın açıklanmasını veya aykırılığın giderilmesini isteyebileceği; aynı Kanunun, 46`ncı maddesinin 2 nci fıkrasında, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay`da temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.

Anılan Kanunda, kararın açıklanmasına ilişkin düzenlemeye yer verilmesinin temel amacı; idari yargı yerlerince verilen kararların doğru anlaşılıp, doğru uygulanmalarının ve kararın sonucunu değiştirmeyecek nitelikte olan maddi hataların, itiraz ya da temyiz başvurusuna gerek kalmaksızın, düzeltilmelerinin sağlanmasıdır. Ancak; taraflardan her biri için tanınan aykırılığın kaldırılmasını isteme hakkının temyiz süresi içinde kullanılmasının, taraflara tebliğ edilmekle işlemeye başlayan temyiz başvurusu süresini durduracağına dair, bir hüküm mevcut değildir.

Bu açıklamalar karşısında; temyiz istemine konu, 22.4.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 mahkeme kararının, davacıya tebliğ edildiği 25.5.2004 tarihinden itibaren otuz günlük temyiz başvurusu süresi içinde, en geç, 24.6.2004 günü mesai saati bitimine kadar temyiz başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra, 24.8.2004 tarihinde yapılan temyiz başvurusunun süre aşımı sebebiyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

Açıklama kararına yönelik temyiz istemine gelince:

Karar ile dosyanın incelenmesinden, görüşme tutanağında davanın reddine karar verildiği, kararın gerekçesinde de davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğinin vurgulandığı; dolayısıyla, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının uyum içinde olduğu anlaşılmakla, karardaki aykırılığın giderilmesine ilişkin olarak verilen açıklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu bakımdan; 22.4.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 sayılı karara yönelik temyiz isteminin süre aşımı; 19.7.2004 gün ve E:2003/683; K:2004/252 sayılı karara yönelik temyiz isteminin de, açıklanan nedenlerle (REDDİNE), oyçokluğu ile karar verildi.