T.C.

    DANIŞTAY

   6.DAİRESİ

Esas    : 2003/1464

Karar : 2004/6125

Tarih : 30.11.2004

SİVİL MİMARLIK ÖRNEĞİ

KİRACININ KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA

YÜKSEK KURULUNCA UYGUN BULUNAN RESTORASYON PROJESİNİN İPTALİNİ İSTEMESİ

ESKİ ESERLERİ KORUMA

DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİ

EHLİYET YÖNÜNDEN DAVANIN REDDİ

 

2577 S.K.2

82 An.2

Kiracı olan davacının, eski eseri korumaktan çok aleyhine açılmış olan tahliye davası sonucu tahliyesini önlemek ve 1981yılından beri süregeldiği belirtilen kiracılık ilişkisini devam
ettirmek amacıyla bu davayı açtığı kanaatine ulaşıldığından, asıl malik tarafından hazırlatılan ve koruma kurulunca da düzeltilerek uygun bulunan restorasyon projesinin iptalini
isteme konusunda davacının meşru bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, idare mahkemesince, davanın esası
incelenmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemektedir.

İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 25.10.2002 günlü, E:2001/104, K:2002/1391 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Dava, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Osmanağa Mahallesi,… pafta,… ada,… parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve sivil mimarlık örneği olarak tescil edilen yapının II.A.3 olan yapı grubunun önce II.A.4 olarak, daha sonra da II.grup olarak değiştirilmesine ilişkin işlemler ile söz konusu taşınmaza bitişik 37 sayılı parselin tevhidi suretiyle hazırlanan restorasyon projesinin düzeltilerek uygun bulunmasına ilişkin 29.11.2000 günlü, 5899 sayılı koruma kurulu kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın yapı grubunun belirlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle yine davacı tarafından açılan davanın, İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 30.5.1991 günlü, E: 1988/1197, K:1991/980 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından, söz konusu koruma kurulu kararının bu davada yeniden iptalinin istenmiş olması nedeniyle, davanın taşınmazın yapı grubunun belirlenmesine yönelik işleme ilişkin kısmının süreaşımı nedeniyle reddine, davanın restorasyon projesinin düzeltilerek uygun bulunmasına yönelik 29.11.2000 günlü, 5899 sayılı koruma kurulu kararına ilişkin kısmına gelince; bu kararda ise Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca belirlenen ilke kararlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, doğal ve tarihi değerlerin korunması amacına ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, kararın iptale ilişkin kısmı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

T.C. Anayasasının 2.maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.

2577 sayılı Yasanın 2.maddesinin 1. fıkrası ( a ) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu göz önüne alınmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının, “sivil mimarlık örneği” olarak tescil edilmiş bulunan uyuşmazlık konusu yapının kiracısı olduğu, Koruma Kurulunca, yapının restorasyon projesinin düzeltilerek uygun bulunmasına karar verilmesinden sonra taşınmaz malikleri tarafından, yapının dava konusu Koruma Kurulu Kararı uyarınca yeniden inşasını sağlamak amacıyla davacı aleyhine tahliye davası açılması üzerine davacı tarafından da anılan Koruma Kurulu Kararının iptali istemiyle bu davanın açıldığı, Kadıköy 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2000/1180 sayılı esasına kayıtlı tahliye davasının sonucunun ne olduğu sorulmasına ilişkin olarak Dairemizce verilen 29.5.2003 günlü ara kararına davacı tarafından verilen cevapta, görülmekte olan bu davanın sonucunun anılan mahkemece bekletici mesele yapıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacının, eski eseri korumaktan çok aleyhine açılmış olan tahliye davası sonucu tahliyesini önlemek ve 1981 yılından beri süregeldiği belirtilen kiracılık ilişkisini devam ettirmek amacıyla, mülkiyet bağı da bulunmayan taşınmaza yönelik olarak bu davayı açtığı kanaatine ulaşıldığından, söz konusu taşınmazın kiracısı olan davacının, asıl malik tarafından hazırlatılan ve koruma kurulunca da düzeltilerek uygun bulunan restorasyon projesinin iptalini isteme konusunda, meşru bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince, davanın esası incelenmek suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 3.İdare Mahkemesinin 25.10.2002 günlü, E:2001/104, K:2002/1391 sayılı kararının temyiz edilen bölümünün (BOZULMASINA), dosyanın adı geçen mahkemeye (GÖNDERİLMESİNE), oybirliğiyle karar verildi.