T.C.

DANIŞTAY

7.DAİRESİ

Esas : 2005/2994

Karar : 2007/2371

Tarih : 16.05.2007

TEMYİZ SEBEPLERİ

TEMYİZ SÜRESİ

İDARİ YARGILAMA USULÜ

SERBEST DOLAŞIMA GİRİŞ BEYANNAMESİ

İLAÇ KİMYA GIDA ÜRÜNLERİ ÜRETİM VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

2577 S.K. 14, 46, 48, 49, 54

Temyiz sebeplerini, temyiz süresi geçtikten sonra verilecek bir dilekçeyle bildirme olanağı tanıyan bir düzenleme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer almadığından, temyiz sebebi içermeyen dilekçeyle yapılan temyiz başvurusunun incelenemeyeceği hakkında.

 

Temyiz İsteminde Bulunan: … İlaç Kimya Gıda Ürünleri Üretim ve Ticaret Limited Şirketi.

Vekili: Av. …

Karşı Taraf: Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğü.

İstemin Özeti: Davacı Şirket adına tescilli 6.10.2003 gün ve 56437 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın, süresinden sonra yapıldığından bahisle, reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden, İstanbul Sekizinci Vergi Mahkemesinin 27.4.2005 gün ve E:2004/2221; K:2005/935 sayılı kararının; daha sonra sunulacak dilekçede izah edilecek sebeplerle bozulması istenilmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14’üncü maddesinin 6’ncı fıkrası uyarınca görevlendirilen Tetkik Hakimi Mahmut KENGER’in açıklamaları dinlenildikten sonra işin gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46’ncı maddesinin I’ inci fıkrasında, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, Danıştayda temyiz edilebileceği hükmü yer almış; aynı Kanunun 49’uncu maddesinin I’ inci fıkrasında da, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını gerektiren sebepler sayılmış olup; bozulması istenilen ilk derece mahkemesi kararında var olan söz konusu sebeplerin ve gerçekleşme biçiminin başvuru dilekçesinde açıklanmış olması, istemin esasının incelenebilmesi için gerekli bulunmaktadır.

Temyiz dilekçesinin incelenmesinden; ilk derece mahkemesi kararının temyizen bozulmasını isteyen tarafça gösterilmiş herhangi bir nedenin olmadığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar, anılan dilekçede, temyiz talebinin daha sonra sunulacak dilekçede arz ve izah edilecek sebeplerle kabulüne karar verilmesi istenilmiş ise de; yukarıda sözü edilen 2577 sayılı Kanunda, temyize gelen tarafa, temyiz sebeplerini temyiz süresi geçtikten sonra da bir dilekçe ile bildirme olanağı tanıyan bir düzenleme olmadığından; söz konusu dilekçe ile yapılan temyiz başvurusu incelenebilecek nitelikte görülmemiştir.

KARŞI OY

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48’inci maddesinde, temyiz istemlerinin Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçelerle yapılacağı, temyiz dilekçelerinin 3’üncü madde esaslarına göre düzenleneceği; 49″uncu maddesinde ise temyiz incelemesi sonucunda Danıştay’ın, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerine uyulmamış olunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı Yasada, mahkeme kararının hangi esaslara göre temyiz incelemesine tabi tutulacağı belirtilmesine karşın, “hukuka aykırı karar verilmesi” gibi geniş kapsamlı bir kriter getirilmiş olması karşısında, üst yargı merciilerince mahkeme kararının, temyiz dilekçesinde belirtilmiş olup olmadığına bakılmaksızın her yönden incelemeye tabi tutulacağı kuşkusuzdur. Nitekim, yapılan temyiz incelemelerinde, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile, mahkeme kararı, saptanan diğer hukuka aykırılıklar yönünden de incelemeye tabi tutulmaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı Yasanın kararın düzeltilmesi kanun yolunu düzenleyen 54″üncü maddesinde yer alan, Danıştay dava dairelerinin, kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlı olacağı şeklinde bir düzenlemenin temyiz yolu için öngörülmemiş olması da temyiz merciilerinin dilekçede belirtilen sebeplerle bağlı olmayacağı gibi hiç bir sebep gösterilmeksizin sadece tarih ve sayısı belirtilerek mahkeme kararının bozulmasının istenilmesi halinde de temyiz incelemesi yapabileceği sonucuna varılmaktadır.

Bu nedenle, İstanbul Sekizinci Vergi Mahkemesinin 27.4.2005 gün ve E:2004/2221; K:2005/935 sayılı kararının bozulması istemini içeren dilekçenin incelenebilecek nitelikte kabul edilerek, istemin esası hakkında karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, 27,00 (Yirmiyedi) Yeni Türk lirası maktu karar harcının temyiz edenden alınmasına, oyçokluğu ile karar verildi.