• "Toplumda en büyük güveni her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar."
  • "İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır." VICTOR HUGO
  • "Adalet ilkin devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir." Aristo
  • "Bir yanı dinlemeden karar veren, doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır."
  • "Birtek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
  • "Hiçbirşey devlete yasalara saygılı olmak kadar yaraşmaz" Justiniaus Kanunları
  • "Devlet halktan mucize beklememelidir. O, halkı kendisine uydurmak için yasalara boyun eğmeyi öğretecektir." Montesquieu
  • "Hukuk ile medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." Falih Rıfkı Atay
  • "Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek" Ulpianus
  • "Hukuk ilmi mukaddes birşeydir. Kıymetini para ile ölçmek onu çok aşağılatmak olur." Ulpinnus
  • "Adalet olunca yiğitliğe lüzum kalmaz." Anonim
  • "Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." Buckle
  • "Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
  • "Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347)
  • "Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli" Goethe
  • "Hakiki adalet hayırsever değildir, hakiki hayırseverlik adil değildir. " GEORGES DUHAMEL
  • "Az şeye sahip olan değil, çok fazla şey isteyen fakirdir." Seneca
  • "Adaleti seven bir insan için her yer emindir." EPIKTETOS
  • "Adalet erdemlerin kraliçesidir. " Latin Atasözü

    yargitay logo100

             T.C.

      YARGITAY

3.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO                   : 2016/14283

KARAR NO              : 2016/15163

KARAR TARİHİ     : 15.12.2016


Taraflar arasındaki Kayıp Kaçak, Sayaç Okuma, Perakende Satış Hizmet Bedeli, İletim ve Dağıtım Bedelinin İadesi Davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı vekili dilekçesinde; davalı ... şirketinin, düzenlediği faturalar ile kendisinden hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim, dağıtım bedeli adı altında fazladan ücret tahsil ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, şimdilik 50,00 TL bedelin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesi ile de talebini 8.346,15 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ikametgahının ... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığı için yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu kayıp kaçak bedellerinin kurul kararlarına istinaden alındığını, bir kamu kuruluşu olan EPDK'nın aldığı düzenleyici bir işlem olan ve ülke genelinde uygulanan kayıp kaçak bedeline ilişkin davalarda görevli mahkemenin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay olduğunu, davacının her şeyden önce düzenlemenin iptali için Danıştay'da dava açması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep kısmının açık olmadığını, bu noktada davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, Danıştay 13. Dairesi'nin 2011/689 esas, 2015/1260 karar sayılı ve 31/03/2015 tarihli kararıyla yeni bir hukuki durum tespiti yapıldığını, davaya dayanak yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararından sonra verilen bu kararla kayıp kaçak ya da başka isimler altında alınan bedellerin mevzuattan alınan yetkiye dayandığının ve hukuka uygun olduğunun sabit olduğunu, dava konusu ödeme kalemlerinin EPDK tarifeleriyle düzenlendiğini, idari düzenleme niteliğindeki EPDK tarifelerinin iptal edilmedikleri sürece herkes için bağlayıcı olduğunu, lisans sahibi şirketlerin tarifeyi değiştiremeyecekleri gibi tarifede yer almayan bir bedeli tahsil etme veya düzenlenen tarifeler kapsamında tahakkuk ettirilmesi gereken bir bedeli de tahsil etmeme gibi bir davranışta bulunamayacaklarını, kayıp kaçağın bir maliyet unsuru olduğunu, bu unsurun tüketim fiyatları içine yayılmadan şeffaf bir şekilde gösterilmesinin onun maliyet kalemi olması özelliğini değiştirmediğini, beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece; kayıp kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmeti bedeli ve iletim bedeli adı altında abonelerden tahsil edilen bedellerin hukuki olmadığı ve bu bedellerin iadesine ilişkin talebin haklı olduğu; gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-) Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli, iletim ve dağıtım bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki ... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesinin de şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.

Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun "17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.

Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;
Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,


Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.

Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak bedelleri, sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli ve iletim ve dağıtım bedeli ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.

2-) Bozma nedenlerine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.