• "Toplumda en büyük güveni her şeyin sonunda adil bir mahkemenin bulunabileceği inancı sağlar."
  • "İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır." VICTOR HUGO
  • "Adalet ilkin devletten gelmelidir. Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir." Aristo
  • "Bir yanı dinlemeden karar veren, doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır."
  • "Birtek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
  • "Hiçbirşey devlete yasalara saygılı olmak kadar yaraşmaz" Justiniaus Kanunları
  • "Devlet halktan mucize beklememelidir. O, halkı kendisine uydurmak için yasalara boyun eğmeyi öğretecektir." Montesquieu
  • "Hukuk ile medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." Falih Rıfkı Atay
  • "Hukukun buyrukları şunlardır: Dürüst yaşamak, başkasına zarara uğratmamak, herkesin hakkını vermek" Ulpianus
  • "Hukuk ilmi mukaddes birşeydir. Kıymetini para ile ölçmek onu çok aşağılatmak olur." Ulpinnus
  • "Adalet olunca yiğitliğe lüzum kalmaz." Anonim
  • "Suçu toplum hazırlar, suçlu işler." Buckle
  • "Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
  • "Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347)
  • "Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli" Goethe
  • "Hakiki adalet hayırsever değildir, hakiki hayırseverlik adil değildir. " GEORGES DUHAMEL
  • "Az şeye sahip olan değil, çok fazla şey isteyen fakirdir." Seneca
  • "Adaleti seven bir insan için her yer emindir." EPIKTETOS
  • "Adalet erdemlerin kraliçesidir. " Latin Atasözü

     yargitay logo100

               T.C.

      YARGITAY

9.HUKUK DAİRESİ

 

 

ESAS NO      :2014/23670 E.

KARAR NO :2015/34579 K.

TARİH          : 07.12.2015


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı-karşı davalı kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine, davalı - karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir. 

Hüküm süresi içinde davacı-karşı davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

 


Y A R G I T A Y  K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının keşide ettiği 07/06/2012 tarihli ihtarnamesi ile sigorta primlerinin eksik ödenmesi, haksız para kesintisi yapılması ve ayrıca genel tatillerde çalıştırılıp, çalışma koşullarının iyileştirilmemesi ve karşılıklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini İş Kanunu'nun 24. Maddesine göre feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iş akdini 30/04/2012 tarihinde istifa ederek sona erdirdiğini, davacının asgari ücret dışındaki kısmın elden ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının başka bir iş bulduğunu ve işten ayrılmak istediğini bildirerek 30/04/2012 tarihinde müvekkili şirkete istifa dilekçesi verdiğini, 8 haftalık ihbar süresince çalışması konusunda anlaşılmasına rağmen ertesi gün işe gelmediğini, ancak aradan 2 ay kadar süre geçtikten sonra gönderdiği ihtarname ile istifa ile sonlandırdığı iş akdini bu kez ileri sürdüğü sebeplerle haklı nedenle feshettiğini belirterek tazminat talebinde bulunduğunu, iş sözleşmesini 30/04/2012 tarihinde istifa ederek sona erdiren davacının aynı iş akdini 2 ay sonra bu kez İş Kanunu'nun 24. maddesine göre feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 01/07/2012 tarihi itibariyle iş akdini feshettiğini belirtmiş ise de, 2012 yılı Nisan ayına ilişkin 30 günlük ücret ödemesi yapıldığı, ... kaydında da Nisan ayına ilişkin 30 günlük çalışma karşılığı prim ödemesinin bulunduğu, bu nedenle davacının 01/04/2012 tarihi itibariyle iş akdini feshettiğine ilişkin ve iş akdinin bu tarihte sona erdirildiğine ilişkin herhangi bir kanıt, belge ve tanık beyanının bulunmadığı, mevcut istifa dilekçesi ve ibraname ile birlikte davacının iş sözleşmesinin 30/04/2012 tarihi itibariyle tek taraflı istifa etmek suretiyle sona erdiğinin kabulü gerektiği ve bu nedenle davacının kıdem tazminatı hakkının bulunmadığı sonucuna varıldığı, ücretli izin alacağının bulunmadığı, iş akdinin davacı işçi tarafından feshedilmesi nedeniyle davalı/karşı davacının ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davacı/karşı davalı işçinin kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti istemlerinin reddine karar verilerek genel tatil ücreti istemi hüküm altına alınmış, davalı/karşı davacı işverenin ise ihbar tazminatı istemi hüküm altına alınmıştır.

D) Temyiz:

Kararı davacı/karşı davalı vekili fesih ve buna bağlı olarak kıdem tazminatının reddi ile karşı davanın kabulü yönünden temyiz etmiştir. 

E) Gerekçe:

İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanununun 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.

4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/22062 E, 2008/16398 K.).

İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da Dairemizin 1475 sayılı Yasa döneminde istikrar kazanmış olan görüşü, 4857 sayılı İş Kanunu döneminde de devam etmekte olup, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır (Yargıtay 9. HD. 18.1.2010 gün, 2009/24286 E, 2010/74 K.).

Somut uyuşmazlıkta mahkemece savunmaya itibar edilerek, davacı işçinin iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiği kabul edilmiştir. Oysa, istifa dilekçesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu halde istifanın ardındaki gerçek durum araştırılmalıdır. Kaldı ki iş ilişkisinin sürdürülmesi dürüstlük kuralı gereği olanaklı değil ise ortada bir haklı durum vardır. 

Dosya içeriğine göre bordrolarda davacıya asgari ücret seviyesinde miktarlar tahakkuk ettirilerek sigorta primlerinin ödendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının asgari ücretin 1,5 katı ücret aldığının belirlenerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işçinin gerçek ücreti üzerinden sigorta primlerinin yatırılmadığı sabittir. Diğer taraftan, davacı tanıklarının beyanlarına göre ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma olduğu, bu çalışmaların karşılığının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı sabit olup, esasen bu alacaklar hüküm altına alınmakla mahkemenin de kabulündedir. Davacı işçinin iş akdini, gerek sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmaması ve gerekse ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığı olan zamlı ücretin kendisine ödenmemesi nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24.maddesinin II-e bendine göre haklı nedenle feshettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı/karşı davalı işçinin kıdem tazminatı isteminin kabulü, bu kapsamda karşı dava olan davalı/karşı davacı işverenin ihbar tazminatı isteminin de reddi gerekir. Mahkemece aksi şekilde yazılı gerekçe ile asıl davanın kıdem tazminatı yönünden reddi, karşı dava yönünden ise ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.