T.C.

        YARGITAY

11.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO                :2015/8595

KARAR NO            : 2016/3612

KARAR TARİHİ     : 04.04.2016

Taraflar arasında görülen davada………….Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2015 tarih ve 2013/735-2015/328 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ……….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili şirketin öğrenci servis işi ile iştigal ettiğini, diğer müvekkilinin servis şoförü olduğunu, davalının, ……….İcra Müdürlüğü’nün 2011/20200 sayılı takip dosyası ile müvekkillerinin servis işini yaptığı okulun da dahil olduğu borçlular hakkında icra takibine giriştiğini, okula haciz geldiği 17.11.2011 tarihinde öğrenci servisi sebebiyle tesadüfen haciz mahallinde bulunan müvekkili tarafından okulda haciz yapılmaması için tüm dosya alacağının hesap edilmesi ile 60.935,00 TL bedelli 23.12.2011 tarihli bir adet çekin davalı vekiline icra dosyasına mahsuben elden teslim edildiğini, bu çekin hatır çeki olduğunu, buna rağmen davalının bu çeki takibe koyduğunu, müvekkillerle asıl borç arasında hiçbir bağ bulunmadığından müvekkillerinin davalı tarafa borçlu olmadıklarını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini, çekin iptalini ve davalının %40 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının iddia ettiği üzere takip sırasında düzenlenerek verilen çekin borcun yenilenmesine ilişkin olmadığı, çünkü 818 Sayılı BK’ nın 114. (6098 sayılı TBK m. 133) maddesindeki düzenlemeye göre yeni bir borç ile mevcut bir borcun sona erdirilmesinin ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olabileceği, özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesinin, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılamayacağı, bu nedenle borçlunun temel borç ilişkisine dayalı bir borcun ödenmesi amacı ile ticari bir senet düzenleyerek alacaklısına vermesi halinde temel borç ilişkisinin varlığını devam ettireceği, ancak kambiyo senedinin ödeme uğruna değil de ifa yerine geçmek üzere düzenlendiği takdirde borcun yenilenmiş sayılacağı, kambiyo senedinin ifa uğruna düzenlemesi durumunda ise birisi temel borç ilişkisinden diğeri de kambiyo ilişkisinden doğan iki ayrı talep hakkının ortaya çıkacağı, somut olayda ise yasal düzenleme kapsamında önceki borcun yenilenmediği, haciz sırasında verilen çekin ödeme uğruna verildiği, ifa yerine geçmek üzere düzenlenmediği, bu durumda davalı alacaklının kambiyo ilişkisinden doğan talep hakkının da olduğu, mükerrer ödemeye yol açacak bir durumun da söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.